Evet Emre arkadaşım beni mimlemiş arada yazı yazıyo diye lafı da sokmuş tabiki
Neyse gelelim mim konusuna. Zamanda yolculuk olsa hangi 2 zamana giderdim ?
1 - Öncelikle Thomas Edisonun ampulu icat etmek üzere tam 2 sn. kala olan zaman giderdim. Derdim ki Bak Tom amca sen bunu icat ediyosun ama ilerde espri konusu olursun ona göre
2 - 2.olarak yakın bir tarihe giderdim mesela sigaraya başladığım tarihe ve sigaraya başlamazdım saçma oldu galiba ama neyse pişman olduğum içindir belki de.
Şimdi bakalım biz kimleri mimleyek Öncelikle kendini siyasete kaptırmış olan bünyazı daha sonra da falanfilanı mimleyelim
Biraz önce izledim bu vidyoyu. Gerçekten bisiklet yarışı olmuş
Yer : Slovenya
Bisiklet yarışlarında yokuş aşağı olan bölüm, Bitişe 2 tur kalmış sporcu bisiklettten düşüyor, ama bisiklet kendi başına yarışa devam ediyor. Sporcu durur mu, kalkıyor bisikletin peşinden tabanvay
Herkes youtube yi yazdı, ben yazmadım ama artık otomatik kararlar veriliyor.
Evet youtube otomatiğe bağlandı. Bi açılıyor bir Kapanıyor. Haberimizi okuyalım.
Bir açıp bir kapatıyorlar… Şimdi ki kapatma Erzurum’dan geldi.
İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’nin Atatürk’e hakaret edilen video görüntülerine yer verdiği için erişim yasağı koyduğu video paylaşım sitesi Youtube hakkında, Erzurum 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi de bölücü örgütün propagandasının yapıldığı gerekçesiyle süresiz yayın yasağı kararı verdi.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, internet dünyasının en büyük video paylaşım sitesi olan Youtube.com’da yayınlanan terör örgütü PKK’nın silahlı eğitimlerini içeren 4 dakika 41 saniyelik video görüntüleri için suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine Erzurum 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada video görüntülerinin Anayasa’nın 26/2 ile 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası’nın 6/2 maddeleri uyarınca propoganda içerdiği belirlendi. Mahkeme heyeti sitenin yayınlarının süresiz olarak kaldırılmasına karar verdi. Mahkemenin 2008/192 sayılı `yayın kaldırma’ kararı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile Youtube’un İstabul temciliğine gönderildi.
İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi de Atatürk’e hakaret edilen video görüntülerinin yer aldığı Youtube.com’a erişim yasağı koymuştu.
Deprem oldu biraz önce
Merkez üssü Aydın/Buharkent
Şiddeti 4.2
Ve onu birkaç artçı takip etti.
Ama asıl deprem ondan sonra oldu. Tam şurada kafatasımın derinliklerinde
Beyin kıvrımlarımdan birisi çatladı. Kan gitmedi beynime bir süre
Öyle kalakaldım.
İnanamadım… İnanmak istemedim belki de
Geçtim diye sevindiğim Biyokimya’dan kalmışım
Hemde 4. defa
Birkaç kişiyi aradım
Sanki kimlik tespiti yapar gibi depremin şiddetini belirlediler
“Ben 90 aldım ama senin kaç aldığını bilmiyorum kalmışsın.”
Deprem koymadı bana
Çünkü deprem adildi.
Herkesi aynı şiddette sallar
Herkesi korkuturdu.
Ama hayat adil değildi.
En acı mızrağını bana saplar
Kan gölünü hayretle izlerdi.
Birkaç dakika önce birşeyler döküldü dudaklarımdan
Belki de son şiirimdi
Belki de son isyanımdı.
Bundan sonra hayata bakış açım farklı olacak
Karardı dünyam
Karardı gözlerim
Bitsin bu hayat
Yıkıldı hayallerim
Sanki benim değilmiş gibi
Titriyor ellerim
Dilimde bir isyan türküsü
Sayılı son günlerim
10.01.08 21:54
Yarın gidip yalvaracağız Doçent beye. Araya adam sokacağız. Sonuçta geçeceğim belki bu dersi.
Ama yine de Deprem olmuş olacak.
Bu 2008 in ilk yazısı olacak belkide…
Sadece yazıyorum
Ne bir resim var bu yazıda ne de bir link..
Güzel girdik aslında 2008 e
Zaten genelde beraber olduğumuz ve galiba yine beraber olacağımız Fatih’le birlikte
Sonrasında da güzel gitti olaylar..
Yılın ilk günü
Başka bir ilki gerçekleştirdim
İlk defa oynadığım bowlingte rakiplerimi geçerek sinema bileti kazandım.
O gün güzeldi.
Sevdiğim insanlar yanımdaydı.
Ama sonrasında bir hüzün, bir soğukluk kapladı beni.
Hatta 4 Ocak gecesi bir kaç şiir yazdım.
Nedendir bilinmez
Yazdım işte.
Kendi blogumdan çok başka bloglara bakıyorum.
Oyun oynuyorum.
Ama buraya yazamıyorum.
Hatta insanlarla konuşmuyorum bile.
Ve şu an Final haftasındayız.
Bu yazıyı ders notlarının arasında kaybolmuş olan klavyemden yazıyorum.
Ve yarın 4. defa aldığım bir dersin sınavına gireceğim.
Bu nedenle gergin bir yazı olmuş olabilir.
Yukarıda bahsettiğim şiirlerden bir tanesini koyarak yazıyı noktalamak istiyorum.
Öyle yanlızım ki
Odamın duvarları buz
Tavanı sonsuz gibi
Öyle yanlızım ki
Yastığım taş
Yorganım arkadaş gibi
Bayram sabahı diye girdik yazıya ama mübarek bayram günü bile öğleden önce uyanmadım saat 11 olmuş yahu
Neyse Bayramın diğer günlerden farkı kalmadığı artık uyandığım saatten bile anlaşılıyor. Babam vekalet vermiş kurbanlık için ee kesim işlemini biz görmeyeceğimiz için pek bi heyecan yok içimde. Ya da Avrupa Yakasının Burhanı gibi Enişte değilim, Kuzuyu köpek sanacak kadar deli hiç değilim
Neyse efendim bayramda size bir kaç tavsiyem olacak.
Eğer etliye sütlüye karışmam diyorsanız, size bir kaç film önerebilirim. Şener ŞEN ve Kenan İmirzalıoğlu’nun rol aldığı Kabadayı ile Mafya arasındaki farkları anlatan, eşcinsellerde kabadayı ulan diyebilen “Kabadayı” filmini ilk başa yazın. Eğer ben onu izledim şekerim “sürmeli”ye yazık oldu gerçekten diyorsanız Cem Yılmazın ana karakterini seslendirdiği Ballarımızı çalmayın uleeen diye bas bas bağıran “Arı Filmi”ni önerebilirim.
Efendim geçenlerde yoğunluktan bahsetmiştik. Biraz daha devam edelim. Bütün konseyler hazırlandı. Tiyatro Konseyi Hastane mi Kestane mi adlı oyunu hazırlayacak. Müzik konseyi hazır. Kermes konseyi hazır. Hemen hemen herkes çalışmalara başladı başlayacak. Bende sponsor bulacam. Bu arada ünlü isim işi yattı sanırım Ama gel gelelim bu etkinlikler Cumartesi Pazar dahil 5 gün sürerken Nevin Hocamız buna karşı çıktı. Ve 3 güne düşürüp 9 sayfalık bir yazı yazıp Nevin Hoca’ya sunduk. Ama kendisi yoğunluktan bir türlü inceleyemedi. O da kim oluyormuş demeyin. Doçent kendileri ve bizim okulun müdüresi. Neyse Yoğunluktan bahseden yazı yazdık ama bu sefer de başı boş kaldım ne yazı yazıyorum bloga ne de sosyal bir aktivite var. İsyan edesim geldi. Hatta kahve içecek insan bile yok dedim bir ara.
Önümüz bayram. Ama ben ne yapacağım aynen devam. Herkes evine gitti ben zaten evimdeyim. Neyse bugünlerin tadını çıkaralım. 2. dönem zorlu bir cerrahi maratonu beni bekliyor. Gerçi eğlenceli olacak. Hep dışını gördüğüm insan vücudunun biraz da içini göreyim dimi Maksat içimiz açılsın
Bu arada Kabadayı filmini izledim. Biraz da ondan bahsedeyim. Efendim Ali Osman yani Şener Şen eski kabadayılardandır. Kendisine bunama belirtisi olan unutkanlık başlamıştır. Donup kalıyo ölee Sonra bir de mafya babası Devran yani Kenan İmirzalıoğlu var filmde onunla ikisi didişip duruyorlar. Filmin tamamını anlatmak istemiyorum kısa keselim. Bir çok ünlü oyuncu var filmde.
Ayrıca Halı saha işleten kabadayı ilk defa gördüm [Sanki hergün kabadayı görüyorum da ]
Bu arada kaybettiğim usb kabloda Kore’den gelecekti. Hala gelmedi. Fcuk you Samsung !